Uzun süredir beklediğim bir defileydi Yıldırım Mayruk – 2023′e Hikâyeler XXI. Swissotel’de düzenlendi. Oldukça müthiş bir ünlü yelpazesi vardı. Seda Sayan, Semra Özal, Bülent Ersoy, Feryal Gülman, Siren Ertan, Gönül Yazar, Emel Acar, Defne Samyeli ve daha birçok ünlü derken bütün İstanbul oradaydı. “Bütün İstanbul”un içinde tabii ki ben de oradaydım. Hemen Türkiye’nin önde gelen basın yayın kuruluşlarından özel bir gazeteci grubuyla birlikte yerimi aldım ve defileyi heyecanla beklemeye başladım. Takdir edersiniz ki defilede birinci amacım sizler için mümkün olabilecek en iyi görüntüleri almaktı, bunu seyircilere ayrılan bölümlerden yapamazdım. İlle en önde oturmam gerekecekti ki gerçek fotoğraflar çekebileyim, ama profesyonel defile fotoğraflarını çekebilmek için en önde oturmak bile yeterli değil, mankenler fotoğraf verirken basın mensuplarına göre podyumun en ucunda durup poz veriyorlar. O yüzden 15 santim topuklu botlarıma rağmen defileyi ayakta seyrettim. Hiç de şikayetçi değildim çünkü birçok kıyafetten gözlerimi alamadım. Dile kolay Türkiye’nin en usta moda tasarımcılarından birinden bahsediyoruz ve 74 parçadan oluşan bu koleksiyon Mayruk’un kırkıncı değil, ellinci değil 65. koleksiyonu.
Koleksiyon çok geniş, önce sade parçalarla başladı, sonra çiçekliler, saçaklı elbiseler, danteller, işlemeliler, pırıltılılar gözümüzün önünde uçuştu. Bütünlüklü değildi ama göz alıcı parçalar elbette çok vardı. Örneğin etek kısmında dikine katlamalarla düzenlenen kumaşın S harfleri oluşturması ve renk oyunu yaratmasıyla dikkat çekici olan bir elbise vardı. Aynı şekilde kumaşların kenarda tek bir noktada toplanarak kıvrımlar halinde buluştuğu lacivert elbise de çok hoşuma gitti. Sonlara doğru yer alan geniş etekli balo kıyafetleri büyük alkış aldı, özellikle Deniz Pulaş’ın sunduğu üst pembe güller gibi düzenlenmiş, altı pembe tüllü elbise en akılda kalıcı parçalardandı. Defile bel kısmı geniş bir kuşak halinde ışıltılar saçan muazzam bir gelinlikle tamamlandı. Deniz Pulaş, Ebru Ürün, Sema Şimşek, Ece Gürsel defilede yer alan mankenler arasındaydılar. Defilenin sonunda Yıldırım Mayruk ve Barbaros Şansal selam vermeye çıktı ve Barbaros Şansal’ın bileğindeki kelepçe hemen dikkat çekti. Barbaros Şansal kelepçeyi Ergenekon adına yapılan tutuklamaları protesto etmek amacıyla taktığını belirtti.
Koleksiyonun tanıtım yazısı koleksiyon kadar dikkat çekiciydi
Adeta, matematik formülü drapelerinin arasına gizlenmiş bir nefes,
Masumiyetin dişiliğinin silaha dönüştürüldüğü baş döndüren kıvrımlar…
Neruda’nın pastel sislerinin ardından kıvrak dans çalımları ile sürülen en keskin makas darbeleri, her tür ışıkta, Atatürk’ün geometri kitabından aldığı disiplin ve duruş,
alabildiğine içi dışı kendinden emin bir dikiş ile cinnet geçiren moda dünyasından sıyrılıp, estetiğin cennetine girilebiliyordu…
Füze kalkanlarına karşı durmuş dimdik omuzlar, özgürlük ile şefkati birleştiren truvakar kol boyları, şiddete karşı kafa tutan adaletli yakalar, kısacık tayyör etekleri ve pantolonlar ile yollar bir kez daha uygun adım çağdaşlık balyozuyla sarsılıyordu…
Emprimenin fırça ile olan flörtünde, aşk çiçeklerinin şehvetli renklerinin yepyeni bir kişilikle uçuşan ipeklerin temasının tendeki esintisine kendiliğinden oluşan bir fırtına sunuşu vardı…
Derin yırtmaçlar ile sarınma yerine etrafında koşar adım aşkları yönetimle sarıp sarmalıyordu.
Bir milyon meleğin, rengarenk tül kanatlarının savaşının cennetten kaçışlarının
lilalarına eşlik eden bebek pembesidir. Masumiyet ve pembe gün batımında ise, Ata’dan alınan başak saçlara ve mavi gözlere göz kırparak yurduma yeniden modanın cennetini sunuyordu…
Bu sayede Atatürk’e yücelen merdivenlerde Türk kadınları dünyayı aydınlatıyor, bu yürüyüş ve her yürüyüş O’na olan şükran borcumuzun 21. bölümünde de onur belgesi olarak işleniyordu.
Koleksiyonu aşağıdaki linke tıklayarak daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.































































17/05/2012
Yorum