2012-2013 Sonbahar-Kış trend rehberi: Bu sezon neler moda?

Artık Eylül ayının serinliğini iyiden iyiye hissetmeye başladık değil mi? Eskisi gibi bir tişört giyip çıkamıyoruz, biraz üşüyoruz, bir kazak giymek istiyoruz, açık ayakkabılara da veda demenin zamanı geldi. O zaman bu yeni havalara uygun giyinmek için önümüzdeki 2012-2013 Sonbahar-Kış sezonunun trendlerine göz atmaya ne dersiniz? Haydi başlayalım:

Bu sezonun en konuşulan trendlerinden biri şarap kızılı. Tasarımcılar moda haftalarında şarap kızılının çeşitli tonlarına yer verdiler. Bazen Peter Som’da olduğu gibi parlak, akşam yemeği şarabı tonunu, bazen de Jason Wu’de olduğu gibi daha sönük, daha eski ve tarihi bir şarap kızılını gördük. Bu rengi DKNY’da olduğu gibi kürklerde, Nanette Lepore’da olduğu gibi dantellerde görebilirsiniz, kumaş sınırı yok. Aslında bir yere gidip bir kadeh kırmızı şarap içtiğiniz her vakit modaya uymuş sayılacaksınız.

Bu sezon birçok tasarımcı ve firmada saks mavisi tonuna yer var. Ama şimdi bu ton, özellikle siyahla birlikte karıştırılarak kullanılıyor. Birkaç sezondur görülen bu ikili bu sezon altın çağını yaşıyor. Emporio Armani’de neredeyse koleksiyonun tamamında ikiliyi görüyoruz, Manish Aurora abartılı bir gece elbisesinde kullanmış, Preen çok şık bir şekilde pantolon bluzla kombinlemiş, siz de istediğiniz gibi kullanmakta özgürsünüz. Olmadı gece vakti gökyüzünün önünde fotoğraf çektirelim, yine trendy oluruz.

Birçok tasarımcı altın tonlarına yer verdi bu sezon. Ya Elie Saab, Prabal Gurung, Paco Rabanne gibi örneklerde olduğu gibi baştan aşağı altın elbiseler tasarladılar ya da kıyafetlerinin omuz, boyun, bel gibi bölgelerine altın renkli işlemeler kondurdular. Bu sezon altın, adı üstünde altın çağını taşıyor. Altını istediğimiz şekilde kullanabiliyoruz. Olmadı, altına yatırım yapalım, yastık altında biriktirelim, yine trendy oluruz.

Muhteşem Yüzyıl sayesinde birkaç sezondur saltanat kıyafetlerine biz alışığız ama bu dizinin olmadığı ülkelerde tasarımcılar sanki diziyi seyretmişler gibi rönesans, barok dönemlerinin ihtişamlı kostümlerinden esinlenmiş kıyafetler yarattılar. Dolce & Gabbana’da oldukça belirgindi bu trend. Balmain de arada bir iki parçaya yer vermeyi ihmal etmedi. Birçoğu kıyafetlerin üstüne o dönemlerin saraylarının ve binalarının mimarisinde görülebilecek desenler koydular. Salvatore Ferragamo gibi genel kıyafeti o dönem giysilerine benzetenler de vardı. Kısacası Muhteşem Sezon başladı. Bu sonbahar ve kış hepimiz Hürrem, Valide Sultan, Mahidevran olacağız.

Uzakdoğu etnik giysilerinde sık görülen parlak çiçek işlemeleri bu sezon çok moda. Zaman zaman Uzakdoğu modası oluyor ama şimdi o bölgelerin giysilerinin çok ayrı, karakteristik bir özelliğinin trend olduğunu görüyoruz. Roccobarocco’da olduğu gibi siyah üstüne kırmızı tropikal çiçekler, ya da Zac Posen ve Proenza Schouler’de olduğu gibi parlak Yasak Şehir çiçekleri. Hepsi çok moda. Ama altın kural, parlak olacak.

Tabii Uzakdoğu etkili çiçekler değil, ayrıca “normal” çiçekler de moda. Birçok markanın siyah üstüne çiçek desenlerden oluşan kıyafetler tasarladığını mağazalarda görebileceksiniz. Ayrıca ünlü tasarımcılar da koleksiyonlarında çiçeklere bol bol yer verdiler. Dolce & Gabbana çiçekleri çok seviyor zaten. Zac Posen’de de çarpıcı örnekler görüyoruz. Ama Sümerbank basma kumaşları gibi küçücük birbirini tekrar eden çiçekler değil bunlar. O eskidendi. Şimdi çiçeklerimiz kocaman, aynı kıyafet üstünde rengârenk. Capcanlı renklerde göz alıcı. Bu yaz çiçek bahçesine düşmüş gibi olacağız. Olmadı elimizde hep bir demet çiçekle dolaşalım, yine trendy oluruz.

Kadife zaman zaman trend oluyor ama bu sefer çok ön planda. Gucci, Ralph Lauren, Bottega Veneta derken kimler yer vermedi ki. Genelde kırmızı, yeşil gibi renklerin parlak tonlarında karşımıza çıkıyor kadife. Bazen de diğer kumaşlarla karıştırılarak kullanılıyor. Etek olsun, pantolon olsun, ceket olsun, kadifeyi hepsinde tercih edebiliriz. Yine de fitilli kadifeden uzak duralım, düz ve parlak kadifeleri tercih edelim. Olmadı, odamıza kadife bir koltuk koyalım, yine trendy oluruz.

Deri de çok moda. Aslında her kış kullanılıyor, hatta firmalar yazlık ince deriler de üretiyorlar. Ama tasarımcılar bu sezon deriyi çok sevdi. Cacharel ve Acne gibi canlı renklerde deriyi kullanan var, ama çoğunluk Versace gibi siyah, Givenchy ve Trussardi gibi kahve tonlarında deri kullandı. Yine de suni deri kullanalım, gerçeğinden uzak duralım diyorum ben.

Tasarımcılar arada bir militer yani askeri kıyafetler çalışmayı seviyorlar. Zaten akla gelebilecek her konudan ilham alıyorlar, askeri üniformalar da istisna değil. Üniformaların kadın giyimine uygun bir hale getirilmiş versiyonlarını Salvatore Ferragamo’dan Burberry Prorsum’a birçok defilede gördük. Bu sezon militer giyimde formlar abartılı değil, kıyafetler vücuda oturan cinsten, beli sıkı sarıyor, omuzlar dar. Bu üniformaları Victoria Beckham gibi oldukça sade yorumlayan da var, Moschino gibi çift sıra düğmelerle süsleyen de. Yani seçenek bol, yelpaze geniş.

Bu sezon gerçekten de birbiriyle ilgisiz trendler görüyoruz. Militer trendinin yanısıra gotik trendi de var. Siyah üstüne Victoria dönemini andıran desenler işleniyor; deri, kadife, tül gibi çeşitli kumaşlar, siyahın yanısıra değişik renklerin kopkoyu ve gizemli tonlarında kullanılıyor. Tabii Wave Gotik Treffen’e giden tipler gibi abartılı giyinmiyoruz, cyber değil Victoria etkili asaletli gotik modası var. Bu kıyafetlerle istediğimiz gibi gayet ergen bir şekilde süslü tarihi binaların önünde fotoğraf çektirip Photoshop’la dolunay ve yarasa koyarak sosyal medya sitelerinde yayınlayabiliriz.

Bu sezon pantolon ceket takımlar çok moda. Ama bu takımların özellikle desenli olanları çok çok moda. Tıpkı eski siyah beyaz Yeşilçam filmlerinde İzzet Günay’ın giydiği ve çok güldüğümüz cinsten takımlar. Ama bu sezon gülmeyeceğiz, giyeceğiz. Çünkü moda. Takımları özellikle parlak kumaşlardan yapılmışsa giyiyoruz. Desenler ağırlıklı olarak 1960′lı yıllardan geliyor. Prada gibi baba ve dede gardroplarını aynen alıp önümüze koyan da var, Louis Vuitton gibi barok etkilerle süsleyeni de.

Bu sezon tel çit deseni her tasarımcıda olmasa da, buraya yazmayı gerektirecek kadar çok sayıda tasarımcıda görüldü. Baklava gibi uzanarak giden bu deseni Aquilani E Rimondi ve Balmain gibi bariz bir şekilde kullananlar da oldu, Rodarte gibi kıyafetin bir kısmında belli belirsiz yer vereni de. Olmadı bir çitin arkasına geçip fotoğraf çektirelim, yine trendy oluruz.

Baklava gibi çit deseni moda olur da dümdüz kareliler moda olmaz mı? Bu sezon 90ların başına dönüyoruz, olmadı, okul çağımıza üniformalarımıza dönüyoruz. Her renkten ve çok küçük olmamak kaydıyla her boydan kareler, ekoseler, tartanlar moda. Michael Kors’ta olduğu gibi sade ve dümdüz iki renk kareliler de görüyoruz, Tory Burch’te olduğu gibi zarif bir şekilde yorumlanmış, yakın tonlardan oluştuğu için belli belirsiz görünen uslu kareler de. Ya da Douglass Hannant’da olduğu gibi çok büyük ve ince çizgiler halinde kullanılarak daha sofistike bir yorum getirilmiş kareler de. Masa örtüsüne dönüşmemeye ya da yaş bunalımına girmiş, okulu çok özlemiş gibi görünmemeye dikkat ederek, sevgiyle kullanalım bu trendi.

Geçtiğimiz yaz’ın “o trend”i peplum, bu kış da devam ediyor. Bu sefer daha da büyüyor, daha da kıvrımlanıyor, daha bir ben kalıcı trendim daha buradayım gitmiyorum dercesine varlığını gösteriyor. Avizeye benzemek bu kış da serbest, zaten yeni sezon koleksiyonlarını koymuş birçok mağazanın peplumlu kıyafetlerden geçilmediğini farketmişsinizdir. Peplum seviyorsanız, aman kalçam büyük görünüyor demiyorsanız, bu sezon da yaşadınız.

Bu sezon birçok kıyafette kesimler bollaşıyor. Jil Sander, Gucci ve Hüseyin Çağlayan’da olduğu gibi bol bol mantolar, ceketler görebiliriz. Neyse ki bu kıyafetlere 80lerde olduğu gibi vatkalar eşlik etmiyor yoksa tam bir facia olurdu. Genelde dar ve vücuda oturan kesimlerden hoşlanan biri olarak ben şahsen pek mutlu değilim ama bu trendi sevenlerin yolları açık olsun. Bolluk bereket olsun.

Bu sezon birçok tasarımcı bazen bir labirenti andıracak kadar karmakarışık kıyafetlere yer verdi. Kıyafetleri tasarlarken, çizerken, dikerken bütün bilinen kalıpları yıktılar, bunlarla insan bedenini adeta baştan yarattılar. Vivienne Westwood ve Acne’de olduğu gibi tasarım ve dikişte devrim yaratanlar da vardı, Chloe, Alexander McQueen ve Topshop Unique’de olduğu gibi klasik giyim unsurlarını farklı bir düşünüşle yeniden yorumlayanlar da. Bu sezon kıyafet ve kalıplar konusunda bütün ezberlerimizi bozuyoruz.

En üstteki fotoğraf: Tadashi Shoji Sonbahar 2012 / New York Fashion Week
, , , , ,

7 Yorum “2012-2013 Sonbahar-Kış trend rehberi: Bu sezon neler moda?”

  1. hanife :

    beğenmedim

    Reply

  2. mherveb :

    Gerçekten çok faydalı bir post olmuş.2012-2013 sonbahar kış sezonu modasını tam anlamıyla özetleyici nitelikte,okuyup direk alışverişe çıkılabilir:)

    Reply

  3. Anonymous :

    Cok cok iyi bir post. Tebrikler

    Reply

  4. yagmur :

    hic beyenmedim

    Reply

  5. azra :

    beyenmedim

    Reply

Yorum Yazın

Featuring Recent Posts WordPress Widget development by YD